Ara

Çocuklarda Şiddet Eğilimi

Çocuk yetiştirirken göz yumduğunuz davranışların ilerideki psikolojik etkilerini görsek şok olurduk herhalde. Bir çocuğu şiddete yatkın büyütmek için evde şiddetli güreş müsabakalarına şahit olmasına gerek yok. Farkında olmadan yaptığımız davranışlarda çocuğu bu konuma yavaş yavaş itebilir. Şiddet bir ifade bozukluğudur. Yani kendini ifade edemeyen insanlarda daha sık görülür. Gücün yıpratıcı özelliğini kuvvetli hissetmek için uygulamaktadırlar. Burada haklı olmaya değil, kuvvetli olmaya odaklanırlar. Şimdinin şiddete yatkın insanları geçmişte nasıl yetişmiş olabilirler?



1) Avucunun içini gösterip: Hadi vur bakalım ne kadar sert vuruyorsun

Bu soru çocuğun kuvvetini test etmek amaçlı gözükse de toplumda bir kız çocuğuna sorulan soruların arasında yer almaz. Hatta bu soruya cevap vermeye gerek duymamış bir erkek çocuğunun ailesi evladının cinsel kimliğine kadar sorgulama ihtiyacı hissedebilir(?). Erkeğin güç ile bağdaştırıldığı toplumlarda, kız çocuklarının bile erkek gibi davranma eğilimlerini görebilirsiniz. Erkek çocuğunun fiziksel gücüyle test edildiği ailelerin karşılaşabilecekleri muhtemel sorun, çocuğun özgüven gelişimini kuvvetinin üzerinden gerçekleştirmesi olabilir. Aynı şey bir kız çocuğu için de geçerlidir. ‘’Kızlar süslü ve narin olmalı’’ diye yetişen bir kız çocuğu da özgüvenini güzelliğine şartlayıp, narinliği ise kuvvetsizliğinin bir öğrenilmiş çaresizliği haline getirebilir.


2) Kızdığında yastığa vur tavsiyeleri

Maalesef araştırmalar duyguların dışarıya vuruş biçimlerinin koşullanmaya sebep olduğunu gösteriyor. Yani kızgın olduğunda yastığa vuran bir çocuk, kızgınlığı vurma davranışı ile bağdaştırıyor. Zaman içerisinde kızgınlığın aktarıldığı yastığın yerini canlılar almaya başlayabiliyor.

3) Derslerin iyi olsun istediğin her şeyi yapabilirsin

Klinik görüşmelerimde şahit olduğum tablolardan biri ise ailelerin çocuklarının tek sorumluluğunu ders çalışmak olarak görmesidir. Çoğu zaman duyduğum şeylerden biri: ‘’Ders çalışsın başka hiçbir sorumluluğu yok’’ düşüncesidir. Yanlış! Çünkü “derslerin iyi olursa istediğin her şeyi yapabilirsin” cümlesini duyan çocuklar şimdinin yeteri kadar başarılı olursan istediğin gibi davranabilirsin yaşantısını gerçekleştiriyorlar. Aynı şey şiddet için de geçerli. Başarı şiddeti masum kılıyor (!).


4) Ağlıyor musun? Sil bakayım hemen o gözyaşlarını

Korkunun, üzüntünün güçsüzlüğü ifade eden bu cümle. Çocuğun duygularını saklamasına ve onlardan utanmasına neden olabilir. Öfke gibi doğal bir duygunun yansıtılamaması şiddet sonucu doğurabilir.

Hayata karşı güçlü yetiştirilmek istenen bir çocuk, ebeveynine ait ‘’güç’’ algısıyla şekillenir. Bakış açılarını kopyalar ve gerekliliklerini yerine getirmeye çalışır çünkü karşısında görebileceği tek yol budur. Yukarıdaki davranışların farkına varılmayan etkileri ise çocuğun kişiliğinin büyük bir kısmını oluşturacaktır. Son olarak şiddetin fenalığının konuşulması çocuklarda işe yaramayacaktır. Onlar konuşulanların aksine davranışlardan sonuç çıkaracaklardır. Bu yüzden kendini ifade edebilmenin yollarını bulabilmeyi göstermek çok önemlidir. Davranışları kopyaladıklarını biliyorsak kendimizi ifade etme çabamızı da kopyalayacaklarından emin olabiliriz.