Ara

Erkekler Daha Az Yaşıyor!

Güncelleme tarihi: 29 May 2021

Sağlıklı bireylerin somatik hücrelerinde 46 kromozom bulunur. Memeli hayvanların (insanlar da memelidir) büyük çoğunluğunun cinsiyeti X-Y kromozomuyla tanımlanmaktadır. Yani anne ve babamızdan aldığımız kromozomlar ile cinsiyetimiz belirlenmiş olur. Burada değinmek istediğimiz bir nokta var. Hala çevremizde bu düşünceye sahip insanlar var mıdır bilinmez; soylarının devamı için erkek çocuk isteyip, “erkek çocuk doğuramadı” diye anneye yüklenen babalar, haksızsınız.


Haksız olmanızın nedeni, doğacak bebeğinizin cinsiyetini siz babaların belirliyor olması. Tam olarak babanın isteği doğrultusunda da gerçekleşmeyen bir süreç. Bilimsel olarak açıklanacak olursa; bahsettiğimiz cinsiyet kromozomları dişi bireylerde XX, erkek bireylerde ise XY şeklindedir. Bu X ve Y kromozomlarının biri anneden, diğeri babadan alınır. Annenin XX eşey kromozomundan yalnızca tek bir seçenek iletilebilir, ki bu da X kromozomudur. Babada ise durum belirleyici olan noktadır. XY eşey kromozomuna sahip olan babadan çocuya ya X, ya da Y kromozomu geçecektir. X kromozomu geçerse anneden gelen X ile birleşerek XX yani dişi, Y kromozomu geçerse anneden gelen X ile birleşerek XY yani erkek bireyi oluşturur. Yani cinsiyet belirleyici kişi anne değil, babadır. Babadan gelen Y kromozomunun bir etkisi daha belirlendi. 22 Nisan'da Plos Genetics dergisinde yayınlanan Berkeley'deki California Üniversitesi'nden Doris Bachtrog tarafından yapılan bir çalışma, erkeklerin kadınlardan daha kısa süre yaşadığını ortaya koydu.



Erkeklerin yaşlanmasıyla birlikte toksik etkiler yaratan Y kromozomunun tekrarlayan bölümleri nedeniyle kadınlardan daha kısa ömürlü oldukları belirlendi. İnsanlarda ve XY cinsiyet kromozomlarına sahip diğer türlerde, dişiler genellikle erkeklerden daha uzun yaşarlar. Bu eşitsizlik için olası bir açıklama, genom içindeki tekrarlayan diziler olabilir. Hem erkekler hem de kadınlar bu tekrar dizilerini taşırken, bilim insanları Y kromozomu üzerindeki çok sayıda tekrarın erkeklerin hayatlarını kısaltan "Toksik Y Etkisi" yaratabileceğinden şüphelenmişlerdir.


Bu fikri test etmek için Doris Bachtrog, dişilerden yaklaşık iki kat daha fazla tekrarlayan DNA'ya ve daha kısa bir ömre sahip olan Drosophila miranda türünden erkek meyve sineklerini inceledi. DNA genç erkek sineklerin hücreleri içinde sıkı bir şekilde paketlendiğinde, DNA’nın tekrarlanan bölümlerin kapatıldığını gösterdiler. Ancak sinekler yaşlandıkça DNA’nın tekrarlanan bölümlerini aktive edebilen ve toksik yan etkilere neden olan daha gevşek bir form aldığı gözlemlendi.


Bu yeni çalışma, tekrarlar açısından zengin olan Y kromozomlarının erkekler için genomik bir sorumluluk olduğunu göstermektedir. Bulgular ayrıca, şu anda tam olarak anlaşılamamış olan tekrarlanan DNA dizileri ve yaşlanma arasında daha genel bir bağlantıyı desteklemektedir. Meyve sineklerinde yapılan önceki çalışmalar, tekrarlanan bölümlerin aktif hale geldiğinde hafızayı bozduğunu, ömrünü kısalttığını ve DNA hasarına neden olduğunu göstermiştir. Bu hasar muhtemelen yaşlanmanın fizyolojik etkilerine katkıda bulunur, ancak tekrarlanan DNA'nın toksik etkilerinin altında yatan mekanizmaları ortaya çıkarmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulacaktır.


Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. https://journals.plos.org/plosgenetics/article?id=10.1371/journal.pgen.1009438