Ara

Hayvanlarda Bilincin Varlığı



Bir böcek size “Lütfen buraya basmayın, yoksa beni ezeceksiniz!” deseydi, ayağınızı çekmeyi düşünmez miydiniz? Soruyu biraz daha netleştirecek olursak, böceğin de bir bilincinin olduğunu düşündünüz mü hiç? Çevremizde olup bitenleri sadece biz mi fark ediyoruz, yoksa hayvanlar da bunların farkında mı?


Herkes zaman zaman hayvanlara baktığında onların davranışlarının karmaşık değil, daha basit veya tamamen içgüdüsel olduğunu düşünmüştür. Bu düşüncelerini de; aynada kendi yansımasını başkası sanarak saldıran kuşu ya da yere yatmadan önce halının üzerinde ot varmış gibi dönüp duran köpeği örnek göstererek desteklerler. Oysa insanların da böyle davrandığı bazı durumlar vardır. Bir erkeğin veya kadının başka bir erkeğin veya kadının fotoğrafını gördüğünde sanki gerçekmiş gibi cinsel tepki gösterebilmesi gibi. Bu örnekler çoğaltılabilir. Yani hayvanların böyle birkaç garip ve eğlenceli örnek davranışlarının olması, onların bütün davranışlarının doğuştan var olan körü körüne tepkilerden oluştuğunu göstermez.



Örneğin; Vervet maymunları küçük narin ve çok sosyal hayvanlardır. Küçük gruplar halinde yaşarlar. Birlikte beslenir ve olası tehlikelere karşı birbirlerini uyarırlar. İletişim sistemleri ise karmaşıktır. Çeşitli hayvanlar için farklı uyarı sesleri vardır. Bununla birlikte araştırmalara konu olan hırıltıları da vardır. Vervet maymunlarının hırıltılarını gözlemciler iletişim kurmak için kullandıklarını düşünürlerdi. Fakat Kenya’daki Amboseli Ulusal Parkı’nda uzun vadeli araştırmalar yapan Dorothy Cheney ve Robert Seyfarth, bu hırıltı seslerini kaydedip incelemeye başladılar. Seslerin frekanslarını incelediler. Hayretle gördüler ki cihazdan alınan ses çizimleri her hırıltıda aynı değildi.


Hepsi insan kulağı tarafından aynı şekilde algılansa da çizimlere göre dört değişik hırlama biçimi olduğunu gördüler. Daha sonra bu hırıltıları değişik şartlarda çıkardıklarını fark ettiler. Bunlardan ilki bir maymunun toplumsal anlamda egemen konumda bulunan başka bir maymunla karşılaştığı zaman çıkardığı hırıltıydı. İkincisi toplumsal olarak kendinden aşağıda bulunan bir türdeşiyle karşılaştığında, üçüncüyü açık bir alana çıktığında, dördüncüyü de yabancı maymunlar gördüğünde çıkarıyordu. İşin asıl heyecan verici yanı ise kaydettikleri bu değişik hırıltıları bir grup maymuna dinlettiklerinde ortaya çıktı. Çevredeki maymunlar sanki çalılıklar arasında bir maymun hırlıyormuş gibi davranmaya başladılar. Ve bu anlar kameraya kaydedilip detaylıca incelendi. Özetle bizim kulağımıza aynı gelen tek bir ses, maymunların arasında bir iletişim oluşturuyor. Bu, hayvanların çoğu insanın hayal bile edemeyeceği kadar “akıllı” davranışlar gösterebileceğinin sadece tek bir örneği.



Tilkiden sincaba ve kayın baştankaraları gibi küçük kuşlara kadar birçok hayvan, yiyeceği bol olduğu zaman bir kısmını saklar ve daha sonra oraya geri dönüp sakladığını yer. Kayın baştankaraları, sadece bir gün içinde her biri ayrı yerde olmak üzere yüzlerce yiyecek parçası saklayıp birkaç gün sonra hepsini bulabilir. Bu davranışları, yiyeceklerini sakladıkları yüzlerce değişik yerle ilgili olarak kafalarında bir bellek barındırdıklarını akla getirmektedir. “Sakladıkları yiyecekleri koku ya da bizim farkında olmadığımız daha basit yöntemlerle de buluyor olabilirler.” diye düşünmüş olabilirsiniz, benim gibi.


Ancak Oxford’da John Krebs tarafından yürütülen bir dizi araştırma, bu varsayımın doğru olamayacağını ortaya koymuştur. John, araştırmasında Kuzey Amerika baştankaralarını denek olarak kullandı. Kuşlara tohum saklamak için gövdelerinde uygun delikler açılmış yapay ağaçlar sağladılar ve her delik cırt cırtlı minik bir kapıyla kapatıldı. Böylece kuşların delikleri yiyecekleri görerek mi buldukları yoksa yerlerini mi hatırladıkları anlaşılacaktı. Ve deney başladı. Kuşlar bu yapay ağaçların deliklerine yiyeceklerini sakladıktan sonra ortamdan uzaklaştırıldı ve deliklerdeki tüm yiyecekler çıkartıldı, kapıları kapatıldı. Böylece yiyeceği görmeleri ve koklamaları engellendi. 24 saat sonra kuşlar tekrar yapay ağaçlı ortama getirildiğinde sonuç etkileyiciydi. Kuşlar daha önce tohum sakladıkları yerlere bakıyorlardı. Sonuç belleklerinin çok iyi olduğunu gösterdi.


Bu ve sayısız birçok araştırma hayvanlarda da bizde olduğu gibi bir bellek yapısının olduğunu gösteriyor. Sanırım herkes bunların farkında olsa, hayvan haklarını savunmamıza gerek kalmayabilirdi. Çünkü haklar sömürülmezse, savunmaya da ihtiyaç kalmaz…

Her canlıya daha anlamlı bakmanız dileğimle…


Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. Hayvanlarin Sessiz Dünyasi-Marian Dawkins tarafından yazılan kitap.