Ara

İnsanlar Tek Eşli Midir Yoksa Çok Eşli Midir?



Cinsellik, ne kadar toplum içinde bastırılmaya çalışılsa da insan türünün ve biyolojinin temel unsurlarından biridir. İnsanlarda cinsellikle ilgili en sık sorulan sorulardan biri; insan türünün tek eşli mi yoksa çok eşli mi olduğu konusudur.


Tüm canlıların iki biyolojik amacı vardır. Bunlar, hayatta kalmak ve üremektir. Aslında, sadece üremek de diyebiliriz. Çünkü biyolojik olarak, üremediğiniz sürece hayatta kalıp kalmadığınızın hiçbir kıymeti yoktur. Özellikle karar mekanizmasına ve yüksek bilişsel fonksiyonlara sahip hayvan türünde (yani biz insanlarda) yüz binlerce yıllık kültürel evrimimiz sırasında sayısız sosyolojik araçlar geliştirdik. Bu araçlar sayesinde, hayatlarımızı biyolojik anlamın ötesinde anlamlandırmaya çalışıyoruz. Bilim, teknoloji, felsefe, kültür, sanat, din bunlardan sadece birkaçı. Esasında bunların biyolojik olarak hiçbir anlamı yoktur. Örneğin, atomu parçalamak ya da bazı teknolojik cihazlar geliştirmek evrim için çok kıymetli bir başarı değildir. Evrimsel açıdan önemli olan hayatta kalabilmek ve üreyebilmektir. Atomu parçalamak, teknolojik bir cihaz geliştirmek, bir Picasso ya da Dali tablosunda kaybolmak, şahsi inançlarımız, hayat felsefemiz sadece biz insanlar için değerlidir. Ancak sosyoloji ve biyoloji iç içe geçtiğinde, bazı basit görünen soruları yanıtlandırmak zorlaşıyor. Bunlardan biri de, az önce sorduğumuz soru olan; insanlar tek eşli midir yoksa eşli midir sorusu. Cevabını direkt söylemek gerekirse, ikisi de değiliz; ikisinin arasında bir yerlerdeyiz, ne tek eşliyiz ne de çok eşliyiz. Bunun sebebi de az önce belirttiğimiz şeyden kaynaklanıyor. Daha üst bir katman olan kültürümüz ile daha alt bir katman olan biyolojimizin iç içe geçmiş olması.



İnsanlık tarihinde, bildiğimiz hemen hemen tüm toplumlarda, öyle ya da böyle çok eşlilik yani poligami mevcuttur. Çok eşlilik sadece evlilik anlamında düşünülmemelidir, eğer bir kişi birden fazla kişiyle seks yapıyor ise bu kişi çok eşlidir diyebiliriz. Günümüzde çok eşlilik daha ziyade aldatma ile ilişkilendiriliyor. Bu ilişki apayrı bir araştırma konusudur. Burada ilginç olan şey, tarihsel olarak çok eşliliğin görüldüğü toplumların hemen hepsinde, yine hemen herkes tek eşlidir, yani monogamdır. Kısacası, tek bir kişiyle seks yaparlar, tek bir kişiyle yuva kurarlar ve tek bir kişiyle yavru üretirler. Ama diğer türlerde bu çelişkiyi görmek pek mümkün değildir. Hayvanlar aleminde, bizim de parçası olduğumuz memeliler sınıfında genel norm çok eşliliktir. İncelenen 5.000 türün sadece %3’ü ile %5’i tek eşlidir. Geri kalan türlerin hepsi çok eşlidir. Ancak tek eşlilik konusu da çok basit değildir. Bazı hayvanlarda erkekler çok eşliyken, bazı hayvanlarda dişiler çok eşlidir. Dahası, eşlilik durumu çiftleşme öncesine ya da sonrasına göre değişkenlik gösterebiliyor. Bazı hayvanlar tek bir eş ile çiftleşip çocuk yapıyor ancak sonrasında birden fazla eş ile birlikte o çocuklara bakıyorlar. Yani cinsel olarak tek eşli, sosyal olarak çok eşliler. Bazı hayvanlarda ise, birden fazla eşle çiftleşip yavrular veriyorlar ancak bu eşlerden sadece bir tanesi ile yavru büyütüyorlar ve yuva kuruyorlar. Yani cinsel olarak çok eşli, sosyal olarak tek eşliler.



Anlaşılacağı üzere, doğada eşlilik konusunda çok fazla çeşitlilik bulunuyor. Ancak bir hayvan tek eşli de olsa, çok eşli de olsa bunu dışarıdan bakarak anlamak oldukça kolay. Bir türün poligam mı yoksa monogam mı olduğunu anlamak için türün erkeğini ve dişisini incelemek gerekiyor. Eğer ikisi arasında ciddi boyut farklılıkları varsa, cinsiyetlerden birinde abartılı fiziksel özellikler (mesela rengarenk suratlar ve kanatlar, büyük yeleler) varsa o tür çok eşlidir, yani poligamdır. Neden? Çünkü tür içinde rekabet var demektir. Bu rekabet genelde erkekler arasında olur, çünkü dişiler yumurta üretir. Yumurtalar, spermlere göre çok daha masraflı yapılardır. Dolayısıyla, evrimsel süreçte eşi seçen taraf genellikle dişilerdir. Dişiler erkekleri seçtikleri için, erkekler arasında “sağlıklı olduklarını dişilere gösterecek” fiziksel işaretlere daha iri ve belirgin şekilde sahip olanlar avantajlı konumdadır. Örneğin tavus kuşlarının erkekleri tam da bu nedenle parlak renklere sahiptir. O renkleri üretebilen ama buna rağmen avcılarına av olmayan bir erkek “Bu parlak renklerle bile hayatta kalabilecek kadar güçlüyüm!” mesajını verir. Benzer şekilde gorillerin gümüş renkli sırtları, babunların kırmızı suratları, şempanzelerin devasa testisleri hep bu sebeple evrimleşmiştir. Fakat dişi ile erkeğin cinsel organlarına bakılmaksızın vücutlarında belirli farklılıklar bulunmuyorsa, o tür monogamdır, yani tek eşlidir. Bu nedenle gibonlar ve marmosetlerde dişi ve erkekler hemen hemen aynı boyuttadır. Aralarında renk farkları olabilir ancak abartılı fiziksel farklılıklar bulunmaz.


Peki ya insanlar? İnsanların özelliklerine bakıp direkt olarak anlayabilir miyiz? Hayır. Bugüne kadar bilim insanları, fiziksel özelliklerinden yola çıkarak insanların monogami mi yoksa poligami mi olduklarını anlamaya çalıştılar. Sonuç ise hayal kırıklığı yarattı. Genel popülasyonda erkekler; %10 daha uzun, %20 daha ağır, %20 daha fazla kaloriye ihtiyaç duyuyorlar ve %6 daha kısa yaşıyorlar. Bu yakın kuzenlerimizde gördüğümüz tek eşlilere göre ciddi anlamda bir fark demektir. Ama yine diğer kuzenlerimizde gördüğümüz, çok eşlilerin erkek ve dişi farklılıklarının yanında bizim farklılıklarımız neredeyse bir hiçtir. Her ne fiziksel özelliği incelersek inceleyelim, hiçbir sonuca varamayız. Bilim zaten nihai, kesin ve son cevaplar için yapılan bir uğraş değildir. Örneğin çok eşlilikte daha çok “aldatan” tarafın erkek olmasının nedeni, erkeğin kaybedeceklerinin daha az olmasından kaynaklanıyor. Dişinin aldatması halinde, kendisiyle birlikte taşıdığı yavruya bakacak erkeği de kaybedebilir. Bu aslında vahşi doğada büyük bir kayıptır. Bir diğer ilginç konu, kazlardaki tek eşlilik konusudur. Bir kaz erkeği, öylesine sadıktır ki eşi ölse bile ömrü boyunca bir başkasıyla çiftleşmez. Bu nedenle, kimi uzmanlar insanları tek eşli kategorisine koymak istemezler. Bu yüzden insanı genellikle “orta düzeyde çok eşli” olarak sınıflandırmaktayız. Ama bu resmi bir sınıflandırma değil. İşte bilimi heyecan verici yapan, onu öğrenmeye değer kılan şey de bu tarz detaylar. Sonuç olarak, insanı birden fazla kişiyle çiftleşebilme kapasitesi olmasından ötürü cinsel olarak çok eşli; ancak kültürel yapısının getirdiklerinden ötürü ise sosyokültürel olarak tek eşli olduğunu söyleyebiliriz. Kültür ve ahlak algısı elbette objektif olmadığı için ve zaman içinde değiştiğinden, tek eşlilik ile çok eşliliğe bakış açımız zaman içinde ve coğrafyaya bağlı olarak değişecektir.


(Yazı, aşağıdaki kaynakta yer alan videodan derlenerek hazırlanmıştır.)


Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. Çağrı Mert Bakırcı, "İnsanlar Tek Eşli Midir, Çok Eşli Midir?" Evrim Ağacı, 13 Ocak 2019.

  2. Fotoğraf: Pixabay.