Ara

IPCC İklim Raporu: Dünya 125.000 Yıldır Olduğundan Daha Sıcak



Modern toplumun fosil yakıtlara devam eden bağımlılığı, Dünya’yı son 2000 yılda eşi görülmemiş bir hızla ısıtıyor. Birleşmiş Milletler'in iklim biliminin durumuyla ilgili bir raporuna göre, rekor düzeydeki kuraklıklar, orman yangınları ve seller dünya çapındaki toplulukları harap ediyor. BM'nin Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) değerlendirmesi, sera gazı emisyonları devam ederse işlerin daha da kötüleşmeye hazır olduğunu söylüyor ve gezegenin geleceğinin büyük ölçüde insanlığın bugün yaptığı seçimlere bağlı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Toronto, Ontario'daki Environment Canada'da iklimbilimci ve 9 Ağustos'ta yayınlanan raporun başyazarı Xuebin Zhang, "Kanıtlar her yerde: Harekete geçmezsek durum gerçekten kötüleşecek." diyor.


Birkaç yıl boyunca 200'den fazla bilim insanı tarafından derlenen ve geçen hafta sanal bir toplantıda 195 hükümet tarafından onaylanan rapor, iklim değişikliğinin durumunu ve onu azaltma ve ona uyum sağlama çabalarını değerlendiren üçlünün ilki. IPCC'nin 1990'dan bu yana altıncı iklim değerlendirmesinin bir parçası olan belge, İngiltere'nin Glasgow kentinde yapılacak bir sonraki büyük küresel iklim zirvesinden üç aydan kısa bir süre önce geldi. Orada hükümetler, gidişatı tersine çevirme ve emisyonlarını azaltma sözü verme fırsatına sahip olacaklar.


Küresel emisyonlar 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşırsa (birçok ülkenin geçen yıl taahhüt ettiği bir hedef), o zaman dünya 2015 Paris Anlaşması’nda belirtilen hedefe ulaşabilir ve küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelerin 1,5 °C üzerinde sınırlayabilir.

Dünyanın küresel yüzey sıcaklığı, 1850–1900 yıllarındaki ortalamaya kıyasla yaklaşık 1,1 °C arttı ve bu, 125.000 yıl öncesinden, en son buzul çağından önce tanık olunmayan bir seviye. Bu durum, IPCC raporuyla birlikte yayınlanan bir özette görünen açık gerçeklerden sadece bir tanesi.


Genel değerlendirme, atmosferik emisyonlar devam ederse sıcaklığın ne kadar artacağını belirleme çabalarının altını çiziyor ve iklim bilimcilerinin yirmi birinci yüzyıl için şimdiye kadarki en emin tahminlerini sunuyor. Araştırmacıların projeksiyonlarını yapmak için kullandıkları önemli bir ölçüt, endüstriyel öncesi seviyelere kıyasla atmosferik karbondioksit konsantrasyonlarının iki katına çıkmasından Dünya'da ne kadar uzun vadeli ısınmanın bekleneceğinin bir ölçüsü olan 'iklim duyarlılığı'dır. IPCC'nin en iyi tahmini 3 °C'de kalsa da, rapor, modern ve eski iklim kayıtları gibi kanıtları kullanarak olası aralığı 2,5-4 °C'ye daraltarak bu rakamdaki belirsizliği azaltıyor.


İklim duyarlılığındaki bu daralma, bilim insanlarının bir dizi farklı senaryoda Dünya'da neler olacağına dair tahminlerine olan güvenini artırıyor. IPCC raporuna göre, günümüzün küresel kalkınma modellerinden çok az değişiklik gösteren ılımlı bir emisyon senaryosunda, ortalama küresel sıcaklıklar 2,1–3,5 °C artacaktır. Bu, 2015 Paris İklim Anlaşması’nı imzalayan ülkeler tarafından bir hedef olarak belirlenen 1,5–2 °C sınırının oldukça üzerinde. Hükümetlerin sera gazı emisyonlarını agresif bir şekilde azalttığı bir senaryoda bile rapor, küresel sıcaklıkların yüzyılın sonuna doğru tekrar altına düşmeden önce, önümüzdeki yıllarda 1,5 °C eşiğini aşacağını öngörüyor.


“Küresel ısınmayı 1.5 °C ile sınırlamak hala mümkün mü? Cevap evet. ”diyor Şili Üniversitesi'nin Santiago'daki İklim ve Dayanıklılık Araştırmaları Merkezi'nin raporunun koordinatör baş yazarı ve yöneticisi Maisa Rojas. “Ancak tüm sera gazlarında ani, hızlı ve büyük ölçekli azalmalar olmadıkça, küresel ısınmayı 1,5 °C ile sınırlamak ulaşılamaz olacaktır”


Rapor, iklim değişikliğinin Dünya üzerinde sahip olduğu baş döndürücü bir dizi etkiyi listeliyor. Yaz sonunda Kuzey Kutbundaki deniz buzunun kapsamı, son on yılda en az 1000 yılda olduğundan daha düşük oldu. Buzulların devam eden küresel geri çekilmesi, en az 2.000 yıldır böylesine kuvvetli olmamıştı. Okyanuslar, 11.000 yıl önceki son buzul çağının sona ermesinden bu yana görülmemiş bir hızla ısınıyor.


IPCC raporu, bu ciddi ölçümlerin ötesinde; aşırı sıcak, yağış ve kuraklığın en çok vurduğu yerler de dahil olmak üzere iklim değişikliğinin bölgesel etkilerini anlamadaki en önemli bilimsel ilerlemelerden bazılarını vurguluyor. Örneğin aşırı kuraklık, özellikle Akdeniz bölgesi ve güneybatı Afrika'da yaygın etkilerle birlikte dünyanın çeşitli bölgelerini etkiledi.


Zhang, gelecekte sıcaklıklar arttıkça aşırı hava olaylarının giderek daha şiddetli hale geleceğini söylüyor. Rapora göre Dünya; sanayi öncesi sıcaklıkların 2 °C üzerine çıkarsa, karada, geçmiş yüzyıllarda her 50 yılda bir meydana gelen aşırı sıcaklık olayı muhtemelen her 3-4 yılda bir gerçekleşecektir. Dünya, aynı anda meydana gelen sıcak hava dalgaları ve uzun vadeli kuraklıklar gibi daha fazla bileşik olay beklemeli.


Zhang, “Sadece bir şey tarafından vurulmayacağız, aynı anda birden fazla şey tarafından vurulacağız.” diyor.


Rapora göre, küresel ısınmanın artan sıcaklıklara yavaş yavaş uyum sağlayan buzullar, buz tabakaları ve okyanuslar gibi cisimler üzerindeki etkisi, yüzyıllarca hatta bin yıl boyunca hissedilmeye devam edecek. 1.5 °C'lik ısınmada sıcaklıklar kontrol altında tutulsa ve 2 °C'lik ısınma ile 6 metreye kadar çıksa bile, tüm dünyada şu anda yüz milyonlarca insanın yaşadığı kıyı şeritlerinde deniz seviyelerinin önümüzdeki 2000 yıl içinde 2-3 metre yükseleceği tahmin ediliyor.


Rapor; buz tabakasının çökmesi, büyük orman kaybı veya okyanus sirkülasyonunda ani bir değişiklik gibi iklim ısınmasının en şiddetli etkilerinden bazılarının, özellikle yüksek emisyonların ve önemli ısınmanın meydana geldiği senaryolarda göz ardı edilemeyeceği konusunda uyarıyor. Ancak tüm iklim değişikliği projeksiyonlarındaki en büyük belirsizliğin insanların nasıl hareket edeceği olduğuna dikkat çekiyor.


IPCC, otuz yıldır küresel ısınmanın tehlikeleri konusunda uyarıda bulunsa da, hükümetler henüz temiz enerji kaynaklarına geçiş yapmak ve sera gazı emisyonlarını durdurmak için gerekli adımları atmış değil. “ Ama belki de işler değişmek üzere” diyor Zhang, “çünkü dünyanın her yerindeki insanlar çevrelerindeki iklim değişikliğinin etkilerini görmeye başlıyorlar.”


Zhang, “İklim değişikliği oluyor ve insanlar bunu gerçekten hissediyor”. diyor. “Rapor, genel halka hissettikleri şeyin gerçekten doğru olduğuna dair bilimsel doğrulama sağlıyor.”


Ancak IPCC raporu daha da önemli bir şeyi belirtiyor: Şimdi agresif önlemler alınırsa, iklim değişikliğinin en korkunç etkilerinin çoğundan yine de kaçınılabilir. Rojas, ısınmanın her derecesinin önemli olduğunu söylüyor. “Bu çok güçlü bir fikir.” diyor. "Gelecek bizim elimizde."


Kaynaklar ve İleri Okuma


1. https://www.nature.com/articles/d41586-021-02179-1