Ara

Marmara Denizi’nin Katili: Deniz Salyası


Marmara Denizi'nde meydana gelen “deniz salyası” yani müsilaj, son dönemlerde oldukça konuşulan bir konu haline geldi. Peki “Marmara Denizi Ölüyor!” haberlerine neden olan “Deniz salyası nedir?”, “Neden oluşmuştur?” ve “Nasıl düzeltilir?” sorularının cevaplarını biliyor muyuz? Hadi gelin Bilim Özü ile bu sorulara cevap arayalım.


Aylardır Marmara Denizi'ndeki balıkçılar balık yakalayamıyorlar. Bunun nedeni, halk dilinde “deniz salyası” olarak bilinen kalın, viskoz bir maddenin su yüzeyinde yüzmesi, ağlarını tıkaması ve iç denizde bulunan balıkların gerçekten yemek için güvenli olup olmayacağı konusunda şüpheler uyandırmasıdır. Küresel ısınma ve atık maddelerin, deniz kirliliğine ve ardından da deniz salyasına neden olabileceği söyleniyor.


Marmara Denizi'ndeki yüksek azot ve fosfor seviyeleri, deniz salyasını salgılayan fitoplankton popülasyonlarının artışına yol açmaktadır. Müsilajın kendisi mutlaka zararlı olmasa da, toksik mikroorganizmalara ve E. coli gibi tehlikeli bakterilere ev sahipliği yapabilir. Ve suyun yüzeyini kaplayan bir tabaka oluşturduğunda, zararlı bir olaylar zincirini başlatabilir, balıkların nefes almasını engelleyebilir, bu da kitlesel ölümlere ve oksijen seviyelerinin düşmesiyle birlikte diğer deniz yaşam formlarının boğulmasına neden olur. Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre, Nisan ayında deniz biyologları, salyanın deniz tabanındaki mercanları su yüzeyinin yaklaşık 100 metre altında örttüğünü ve potansiyel olarak onları boğduğunu keşfettiler. O zamandan beri, bazı sahil kasabalarında binlerce balık ölü bulundu.



İstanbul'un kıyı şeridi bej bir halıya benzemeye başladığından dolayı, son zamanlarda bu sorunu görmezden gelmek hayli güç. Görüntü açısından da korkunç boyutlara ulaşan deniz salyası, geçimini denizcilikle kazananları da derinden sarsmış durumda. Ocak ayından beri ağlarını kaplayan salyadan şikayetçi olan balıkçılar, geçimlerini sağlayacak denizlerin bu halinden de oldukça şikayetçi.


Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hidrobiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Özgür Baytut, Türkiye'de ilk kez 2007'de görülmesine rağmen, deniz salyasının 18.yüzyıldan beri Akdeniz'i periyodik olarak rahatsız ettiğini söylüyor. "Normal olmayan" şey, şu anda Türkiye kıyılarında ne sıklıkta ortaya çıktığı. Fitoplanktonlar daha sıcak sularda geliştiğinden, bilim insanları iklim değişikliğinin bir faktör olabileceğinden şüpheleniyorlar. Geçen kış normalden daha ılımandı, bu da Marmara Denizi'nin ortalamadan birkaç derece daha sıcak kaldığı anlamına geliyordu. Bir gazetede köşe yazarı olan İsmet Çiğit, sahil boyunca kimyasal depolama tesisleri, yakıt depoları, fabrikalar ve diğer sanayi sitelerinin inşa edilmesine izin vererek insanların “bu dünyanın en güzel denizi”ne ihanet ettiğini söyledi.


Deniz salyasının mevsimsel süreci geçtikten sonra yok olacağı düşünülse de temizleme çalışmaları yürütülüyor. Son olarak deniz salyasının (müsilaj) yoğun olduğu bölgelerde denize girilmemesi gerektiği açık. Müsilajın insan sağlığını doğrudan etkileyecek bir zararı bulunmamakla birlikte, ortamda sirkülasyon azaldığı için bakteriyel parçalanma yoğun olarak gerçekleştiğinden dolayı insan sağlığına negatif etkiler yaratabilir.


Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. https://www.nationalgeographic.com/science/article/100916-sea-snot-gulf-bp-oil-spill-marine-snow-science-environment

  2. https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/deniz-salyasi-nedir-neden-olur-deniz-salyasi-nerelerde-var-6464487/

  3. https://www.washingtonpost.com/world/2021/05/26/sea-snot/