Ara

Yapay Zekaya Görünmez Olmak


Çevrenizdekilere “Bir dilek hakkın olsa ne yapmak isterdin?” sorusunu sorduğunuzda, “ Görünmez olmak.” cevabını almanız olasıdır. İnsanlar bunu çoğu zaman hayal ederler. Hatta birçok filme konu olmuştur. Örneğin Harry Potter serisini okuduysanız veya izlediyseniz oradaki görünmezlik pelerinini hatırlarsınız. Gerçek hayatta bu durum ışığın kırılması gibi özelliklerinden yararlanarak mümkün olabiliyor. Peki yapay zekânın yoğun olarak kullanıldığı dijital dünyada bu teknolojiye karşı görünmez olmak mümkün mü?


Kabaca açıklayacak olursak Yapay Zeka’yı şu şekilde tanımlayabiliriz: “Bir bilgisayarın, bilgisayar kontrolündeki bir robotun veya teknolojik aletin çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirebilme becerisi”. 1943 yılında II. Dünya Savaşı sırasında “Kripto Analizi” yani mesajların deşifre edilmesi ihtiyacıyla üretilen cihazlar sayesinde ortaya çıkmıştır. Yapay zekâ çalışmaları sıklıkla insanın düşünme becerilerini taklit eden sanal yöntemler geliştirmeye yöneliktir. Öğrenebilen ve gelecekte insan zekâsından bağımsız gelişebilecek bir yapay zekâ üzerinde de çalışılmaktadır. Günümüzde yaşamımızı etkileyen sayısız yapay zeka örneği vardır. Bunlardan bazıları: Google Haritalar ve Ride Hailing Uygulamaları, Yüz Algılama ve Tanıma Sistemleri, Metin Editörleri veya Otomatik Düzeltme, Arama ve Tavsiye Algoritmaları, Chatbotlar, Otonom Sürüş Sistemleri, Dijital Asistanlar ve E-Ödemelerdir.


Peki, bir kameradan alınan görüntüdeki tüm insanları bulmak amacıyla tasarlanmış bir yapay zekâ algoritmasına karşı görünmez olmak ister miydiniz? Yani algoritma etrafınızdaki herkesi bulurken, sizi o an orada değilmişsiniz gibi yorumlayabilir mi? Kısa bir cevap vermek gerekirse “Evet, olasıdır." diyebiliriz. Yapay zekâya karşı görünmez olmanın hâlihazırda mümkün olduğunu gösteren birçok bilimsel çalışma var.

Belçika’daki KU Leuven Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı tarafından yapılan bir çalışmada, görünmez olmak için yapay zekâ algoritmasını kandırmaya yönelik bir yöntem kullanıldı. Çalışmada yapay zekâ algoritması fotoğraflardaki insanları tanıyabiliyordu. Ancak yapılan bu araştırma, fotoğraftaki kişi üzerinde belirli bir desen bulunan bir tişört giydiğinde veya elinde belirli bir şekle, desene sahip olan bir resim tuttuğunda yapay zekâ algoritmasının “kafasının karıştırılabildiğini” gösterdi. Yani yapay zekânın tanıdığı profil biraz değiştirildiğinde alışılmışın dışında olduğundan, yapay zekâ o kişiyi tanımlayamadı. Burada yapay zekânın “kafasını karıştırmak", algoritmanın bulduğu kenarları birleştirirken elde ettiği sonucu önceden öğrendiği insan şekilleri ile karşılaştırdığında, matematiksel olarak yüksek bir benzerlik değeri alamaması demektir. Yani algoritma normalde görüntüdeki insanı ve sandalyeyi tanıyabiliyorken, kişiler ellerinde belirli bir deseni tuttuklarında algoritmaya karşı görünmez olabiliyorlar. Dolayısıyla görünmezlik pelerini burada belirli bir tipteki desen olarak karşımıza çıkıyor.


Ancak bu tip görünmezlik desenleri algoritmadan algoritmaya farklılık gösterebilir ya da bazı algoritmalarda hiçbir etkisi olmayabilir. Bir algoritmada görünmezlik deseni bir tişörtken başka bir algoritmada bu görünmezliği sağlayacak şey başka bir eşya haline gelebilir ve hatta bazı algoritmalar kişiyi ne olursa olsun tanıyabilir. Fakat bu fikir, algoritmaya özgü olacak bir şekilde doğru desenin bulunması sağlanarak başka algoritmalar üzerinde de hayata geçirilebilir. Belki bir gün algoritmaların hepsinde çalışabilen bir desen bulur ve tüm algoritmalara karşı görünmez olmayı mümkün kılar.


Ne tuhaf değil mi? İnsanlar, kendi elleriyle yarattıklarından bile gizlenmenin yollarını arıyor. Hadi itiraf edelim hepimiz ufak ta olsa gizemi seviyoruz.


Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/yapay-zekayi-kandiran-gorunmezlik-pelerinini-tasarlamak

  2. https://www.bestepebloggers.com/gelecegin-tehlikeli-mucizesi/