Ara

Canlı Yaşamına Işık Tutan 10 Biyolog

Güncelleme tarihi: 16 Nis 2021

Ülkemizde her yıl 16 Nisan 'Biyologlar Günü' olarak kutlanmaktadır. Gelin bu özel günde birbirinden başarılı biyologları beraber tanıyalım.



1. Gregor Mendel


Gregor Johann Mendel (20 Temmuz 1822 – 6 Ocak 1884), kalıtım biliminin babası olarak anılan Avusturyalı bilim insanı, Mendel kanunlarının mucidi ve rahiptir.

Kalıtım bilimin öncüsüdür. İlk önce tavşanlar üzerinde deney yaptı ama başrahip bazı ahlak kurallarının ihlal edildiğini görünce Mendel'i uyardı. Bunun üzerine Mendel, bezelye bitkilerinin (bezelyeyi seçmesinin sebebi kolay yetişmesi, ucuz olması ve aşırı döl vermesidir) yedi özelliği ile çalıştı: bitki boyu, tohum zarının şekli ve rengi, tohum şekli, rengi ve çiçeğin konumu ve rengi. Örnek olarak tohum rengini alan Mendel, gerçek üreyen sarı bezelye ve gerçek üreyen yeşil bezelye çapraz yetiştirildiğinde yavrularının her zaman sarı tohumlar ürettiğini gösterdi. Bununla birlikte, bir sonraki nesilde, yeşil bezelye 1 yeşil ile 3 sarı oranında yeniden ortaya çıktı. Bu fenomeni açıklamak için Mendel "çekinik" ve "baskın" terimlerini kullandı. Önceki örnekte, ilk evlatta nesilde yok olmuş gibi görünen yeşil özellik çekiniktir ve sarı baskındır. 1866'da çalışmalarını yayımladı ve şimdi genler olarak adlandırılan görünmez "faktörlerin" eylemlerinin, bir organizmanın özelliklerini öngörülebilir bir şekilde belirlediğini gösterdi.

Mendel'in çalışmalarının derin önemi, yasalarının yeniden keşfedilmesiyle 20. yüzyılın başına (otuz yıldan fazla bir süre sonra) kadar tanınmadı. Erich von Tschermak, Hugo de Vries, Carl Correns ve William Jasper Spillman, Mendel'in deneysel bulgularının birçoğunu bağımsız olarak doğruladı ve modern genetik çağını başlattı. Mendel'in öne sürdüğü ilkeler, 20. yüzyılın başlarında yapılan deneylerle doğrulandıktan sonra, kalıtım kuramının bütün canlılar için geçerliliği saptanarak, biyolojinin temel ilkelerinden biri haline geldi.



2. Charles Darwin


Charles Robert Darwin, (12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882), İngiliz biyolog ve doğa tarihçisi.

İnsan dahil tüm canlı türlerinin doğal seçilim yoluyla bir ya da birkaç ortak atadan evrildiğini öne sürmüş ve o günün şartlarına göre bu teoriyi destekleyen pek çok kanıt sunmuştur. Darwin'in fikirleri üzerine inşa edilen modern evrim teorisi, bugün biyoloji biliminin temeli ve birleştirici ögesidir. Evrimin gerçekleştiği olgusu Darwin hayattayken, doğal seçilim teorisinin evrimin ana açıklaması olması ise 1930'lu yıllarda bilim dünyası tarafından kabul görmüştür. Darwin'in orijinal teorileri modern evrimsel biyolojinin temelini oluşturmakta, hayatın çeşitliliği üzerine birleştirici bir mantıksal açıklama sunmaktadır.



3. James Dewey Watson

James Dewey Watson (d. 6 Nisan 1928, Chicago), 1954 yılında yaptığı çalışma ile DNA'nın ikili sarmal yapısını, araştırmacı Francis Crick ile bularak Nobel Ödülü almış bilim adamıdır.

Chicago Üniversitesinde zooloji öğrenimi gördükten sonra 1950 yılında Indiana Üniversitesi'nde doktora yaptı. Ancak bu süreçten sonra Avrupa'ya geçmiştir. 1950 ve 1953 yılları arası önce Kopenhag, sonra da Cambridge Üniversitesinde DNA'nın yapı çözümü konusunda çalışmalarda bulundu. Cambridge Üniversitesinden Francis Crick ile giriştiği çalışmalar sonuç verdi ve 1953 yılında Nature dergisinde 900 kelimeden oluşan makalelerinin yayınlanmasıyla bilim adına önemli bir karanlık bölüm aydınlanmış oldu. Makale şöyle başlıyordu: "Deoksiribo Nükleik Asit tuzu için bir yapı önermek isteriz..."

Ancak bu keşif içinde Londra'daki King's Kolejinde kristalograf olarak çalışan Rosalind Franklin'in de katkısı büyüktür. Eğer 38 yaşında kanserden ölmeseydi o da verilecek Nobel Ödülünü paylaşabilirdi. DNA'nın çift sarmal olduğunun bulunmasında Rosalind Franklin'in X ışını resimleri kilit rol oynamıştır. Ancak kendisi X ışını resimlerini doğru yorumlayamamaktaydı.

James Watson 1956'da Harvard Üniversitesinde Moleküler Biyoloji ve Biyokimya Profesörlüğüne getirildi.

1962 yılında Dr. Crick'le DNA'nın 3 boyutlu yapısını keşfetmelerinden dolayı Nobel Ödülü'ne layık bulundular.

1967 yılında ise The Double Helix: A Personal Account of the Discovery of the Structure of DNA (İkili Sarmal : DNA Yapı Çözümünün Öyküsü) adlı, DNA'nın ayrıntılı çözüm öyküsünü içeren kitabını yazdı.



4. Francis Crick


Francis Harry Compton Crick (8 Haziran 1916 - ö. 28 Temmuz 2004), İngiliz moleküler biyolog, fizikçi ve nörobilimci. 1953'te James D. Watson ve Maurice Wilkins ile beraber DNA molekülünün yapısını keşfederek 1962 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü paylaşmıştır.

Kariyerinin geri kalan kısmında Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü'nde J.W. Kieckhefer Araştırma Profesörü olarak görev yaparak insan bilinci üzerine çalışmalar yapmıştır.


5. Barbara McClintock


Barbara McClintock (16 Haziran 1902 - 2 Eylül 1992), 1983 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi Amerikalı bilim insanı. Dünyanın en önemli sitogenetikçilerinden kabul edilir.

McClintock 1927 yılında botanik dalında Cornell Üniversitesi'nden doktorasını aldı. Burada mısır sitogenetiği dalında öncü çalışmalarda bulundu. 1920'lerin sonunda itibaren McClintock, kromozomlar ve mısırda üreme sırasında nasıl değiştiğiyle ilgili çalışmalar yaptı. İlk kez mısırın genetik haritasını çıkardı. Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü transpozonları keşfinden dolayı kazanmıştır.


6. Thomas Hunt Morgan

Thomas H. Morgan (d. 25 Eylül 1866, Lexington, Kentucky - ö. 4 Aralık 1945, Pasadena, Kaliforniya, ABD), Amerikalı zooloji ve genetik bilgini. Sirke sinekleriyle (Drosophila cinsi) yaptığı deneyler sonucunda kromozomlara dayanan çağdaş kalıtım kuramını geliştirmiş, bu çalışmalarıyla 1933 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü almıştır.


7. Rosalind Franklin


Rosalind Elsie Franklin (d. 25 Temmuz 1920, Londra, ö. 16 Nisan 1958, Londra) DNA, RNA, virüs, kömür ve grafitin yapılarının anlaşılmasında büyük katkılarda bulunan İngiliz biyofizikçi, kimyager ve kristallografçısıdır. Kömür ve virüslerle ilgili eserleri hayatı boyunca takdir edilmesine rağmen, DNA yapısının keşfine yaptığı katkılar büyük oranda ölümünden sonra fark edildi.

En çok Watson ve Crick'in DNA'nın yapısını keşfetmelerinden önce yaptığı X-ışını kırınımı çalışmalarıyla ve öne sürdüğü hipotezlerle tanınmıştır. Daha sonra ise tütün mozaik virüsü ve polio virüsler için yaptığı araştırmalarla dikkat çekmiştir. 1958'de zatürre ve takiben karsinomatozis ve yumurtalık kanserinden ölmüştür.



8. Ronald Fisher

Ronald Aymler Fisher, F.R.S. (17 Şubat 1890 - 29 Temmuz 1962) bir İngiliz istatistikçi, biyolog ve genetik bilimcidir.

"Hemen hemen tek başına modern istatistiğin temellerinin kurucusu" olduğu iddia edilir (Anders Hald). İstatistik bilim dalında yeterlilik, yardımcı istatistik, maksimum olabilirlik, varyanslar analizi, ayırıcı analiz ve Fisher bilişimi gibi birçok temel kavram ve konuları ortaya atmıştır. Bilişim kuramı'nı ortaya çıkaran ve bilişim ve entropi kavramlarını gelişteren Claude Shannonina öncülük edenlerin başında gelmektedir.

Richard Dawkins'e göre: « evrim kuramının kurucusu olan Darwin'den sonraki ardıllarının en büyüğüdür.» . Darwin'in ortaya attığı doğal seçim prensipinin ilk defa matematiksel biçimde ifade edilmesini başarmıştır.

Ronald Fisher'in nüfus genetik alanında da katkısı büyüktür. S.Wright ve J.B.S.Haldane ile birlikte Neo-Darwin tipi modern evrim sentezinin kurucularından sayılır. 1918'de yayınladığı bir makale ile nüfus içinde gen çokluluk dağılımlarının hesaplanmasi için difuzyon denklemlerini kullanması modern niceliksel genetik biliminin doğumu sayılmaktadır. Genetik bağlantıların ve genetik çoklulukların maksimum olabilirlik ile kestirimi üzerinde ilk çalışmaları yapmıştır. Kalıtsal morfoloji ve fizyoloji yavaş olarak ayırılma incelemesi olan sistematik klinler üzerinde ilk yaziları yazmış ve 1950'de yazmış olduğu makale biyoloji biliminde kompüter uygulanmasına ilk örnek olmuştur. Ronald Fisher ekolojik genetik alanında yaptığı çalışmalar doğal seçimin gücünün o zaman kadar kabul edilenden daha fazla olduğunu ve polimofizm gibi ekogenetik durumlarda doğal seçimin yansız olarak işlemediğini ortaya çıkarmıştır.


9. Jean-Baptiste Lamarck


Jean-Baptiste Lamarck (1 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1829), Fransız doğa bilimci. Evrim konusunda yaptığı çalışmalarla bilinir. "Kazanılmış karakterlerin iletimi" tezi oldukça büyük tartışma yaratmış, genetik aktarım prensiplerinin ortaya konmasıyla görüşleri geçerliliğini yitirmiştir.

Bitki ve hayvan örneklerinin bilgili uzmanlarının kontrolünde sınıflandırılmasını ileri süren modern müze kolleksiyonculuğu kavramını ilk ortaya atanlardandı. Omurgasızların sistematiği ile ilgilenerek temel organların fonksiyonlarını ve yapısını incelemiş, çeşitli solucanlar ve yumuşakçalar arasındaki yüzeysel benzerliklerin altındaki farkları göstermiştir.

Lamarck kendi döneminin ilk büyük botanikçisidir. Flore Françoise (1778) adlı eserinde Fransa'da yetişen bitkileri sınıflandırmıştır. Lamarckizm teorisinde çevrenin, bitkilerin değişmesindeki önemi anlatılır.


10. Ernst Mayr


Ernst Walter Mayr (d. 5 Temmuz 1904, Almanya; ö. 3 Şubat 2005, ABD), 20. yüzyılın önemli evrimsel biyologlarından biridir. Ayrıca taksonomist, kâşif, ornitolojist, bilim tarihçisi, doğalcı olarak da ünlüydü. Çalışmaları Mendel genetiği ve Darwinci evrimden modern evrimsel senteze geçişi amaçlıyordu. Bilimsel çalışmalarındaki destekleyicisi Erwin Stresemann, Mayr'ı 1928 ve 1930 yıllarında bir bilimsel araştırma gezisi için Yeni Gine ve Solomon Adaları'na gönderdi. Burada kazandığı biyocoğrafya bilgileri onun daha sonraki teorik evrim görüşlerinin temelini oluşturdu. 1931'de, dünyanın en büyük bilim müzesi olan New York'taki Amerikan Doğal Tarih Müzesi'nde kuş uzmanı olarak çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Yaklaşık 20 yıl New York'ta kaldı ve 1950'de Amerikan vatandaşlığına geçti.

1953'te Harvard Üniversitesi'ne geçti, ABD'de Biyolojik Bilimlerde fazla ilgi görmeyen evrim teorisinin saygınlık kazanması ve yayılması için çalıştı.1975'te emekli olduktan sonra, Harvard Üniversitesi, Karşılaştırmalı Zooloji Müzesi'nde ölümüne kadar çalışmalarına devam etti.

Ernst Mayr, Bedford (Massachusetts)'da kısa bir hastalıktan sonra, 3 Şubat 2005'te öldü.