Ara

Gurur Kaynağı ve Parkinson İçin Umut: Canan Dağdeviren



1985 yılında İstanbul'da doğan bilim insanı Canan Dağdeviren, 28 yaşındayken dedesini kalp yetmezliğinden kaybedince kendisini bilime adayarak yaptığı icatlar ile önce Türkiye’nin, sonrasında dünyanın gururu oldu. İlk olarak “Giyilebilir Kalp Pili” çalışmasıyla tanıdığımız Canan Dağdeviren, ilham kaynağının kalp yetmezliğinden kaybettiği dedesi olduğunu dile getirdi. Hayata geçirdiği proje ile farklı bilim dallarını buluşturduklarını belirten Dr. Canan Dağdeviren, bitmeyen kalp piliyle ilgili çalışmalar yaptığı dönemde aklına Türk halk ozanı Aşık Veysel’in geldiğini belirtti. “Aşık Veysel, 'Ben ölümlü dünyada hakikati gördüm' diyor. Aslında benim için de gerçekten öyle olmuştu. Fizik, kimya, matematik, biyoloji, elektrik-elektronik ve tıp gibi farklı bilimleri ortada birleştirip değişik bir proje hayal ettim.” ifadelerinde bulunan Dr. Canan Dağdeviren, bu dünyadan gittiğinde projelerinin kalmasını istediğini de belirtti.



Genellikle aile üyelerinden ilham alan Canan Dağdeviren, 50 yaşında meme kanserinden kaybettiği teyzesine söz verdiğini ve meme kanserinde erken teşhis yapabilen bir platform yaptığını dile getirdi. “Hasta olmamıza da gerek yok. Bilgi alabilmemiz açısından da bu proje çok önemli. Vücutla uyumlu, ince, kıvrımlı, esnek ve hassas bir teknolojiyi iç çamaşırımızın, vücudumuzun ve iç organlarımızın bir parçası haline getiriyoruz.” dedi.


“Medikal teknoloji” alanında çalışan Dağdeviren, on saniyeden kısa bir sürede, bulunduğu yerin hastalık haritasını çıkaran, cilt kanseri gibi hastalık teşhisini kolaylaştıracak bir cihaz tasarladı. Dövme gibi insan tenine yapıştırılabilen bu cihaz, sensörler sayesinde deri üzerindeki deformasyonu tespit edip elektriksel bağlantılarla verileri bilgisayarda topluyor. Dağdeviren’in en önemli icatlarından biri olan bu cihazın fikri annesinden çıkmış: “ ‘Yüz kremlerinin gerçekten işe yarayıp yaramadığını ortaya çıkarabilecek bir alet yapabilir misin?’ diye sordu. Ben de bu aleti tasarladım. ”




Dağdeviren’in diğer bir icadı ise Parkinson hastalarının hayatını kolaylaştıracak bir beyin iğnesi. Parkinson’la mücadelede kullanılan ilaçların direkt olarak beyne enjekte edilmesini sağlayan bu iğne, hastaların koordinasyon bozukluklarının tedavi edilmesine yardımcı olacak. Çalışmalarını MIT'de sürdüren Türk bilim kadını Canan Dağdeviren'in liderliğindeki bir grup araştırmacı, saç teli inceliğinde “Beyin iğnesi” adı verilen bir cihaz geliştirdi. Bu iğne sayesinde 1 milimetre küplük beyin bölgelerine bir veya birden fazla ilaç verilebiliyor. Böylece ilacın beyinde nereye, hangi bölgeye gittiği kontrol edilebiliyor.



Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Koch Laboratuvarı’nda çalışmalarını devam ettiren Dağdeviren’in Harvard Üniversitesi’nde ise genç akademi üyeliği var. Farklı disiplinleri buluşturan icatlarıyla daha 30 yaşına gelmeden medikal teknoloji alanında dünyada önemli bir isim olarak gösterilmeye başlayan Dağdeviren’in 12 makalesi, 2 patenti ve 25'in üstünde ulusal ve uluslararası ödülü bulunmaktadır. Forbes dergisinin ‘30 yaşından küçük 30 bilim insanı’ listesine girdi. Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi Üyeliği’ne (Junior Fellow of Harvard) seçilen ilk Türk biliminsanı oldu. MIT Technology Review’un her yıl derlediği 35 Yaş Altı Mucitler listesinde yer aldı. 2014 - Illinois Innovation Prize ödülü’ne layık görüldü. Şimdi 35 yaşında olan Türk Mühendis Canan Dağdeviren, şu anda Cambridge, Massachusetts’te araştırmalarına devam etmektedir.